Yazarlarımız
Tüm Yazılar

Üyelik


Kimler Sitede
Şu anda 1 konuk çevrimiçi,
Sayaç Bugün
Bugün Gelen Ziyaretçi:
0
Sayaç Bugün
Bugünkü Sayfa Gösterimi :
0
Sayaç Bugün
Dün Gelen Ziyaretçi:
21
Sayaç Bugün
Dünkü Sayfa Gösterimi:
54
Sayaç Bugün
Toplam Gelen Ziyaretçi:
1421388
Sayaç Bugün
Toplam Sayfa Gösterimi:
12541890

En Çok Okunan Yazılar
"2019 Yılı Hıdırellez ve Derneğimiz" konulu 1nci Toplantı Eskişehir'de yapıldı.

En Yeni Yazılar






Atatürk ve Türkiye
Anasayfa
Fotoğraf ve Videolar
Künye
İletişim

Köyümüz Tarihçe

Bulgaristan’ın Kalaycı köy , Kınalı köy , Düşdübak köy (Dişbudak) , Karagöz köy , Ağmaç köy , Topal köy , Razgrat ve Şumlu civarından gelen göçmenlerle kurulan köyümüz

Eklenme Tarihi: 29.6.2010

Kurşunlu Köyü; Bilecik İli, Gölpazarı İlçesine bağlıdır.  1926 yılında Yugoslavya’nın Tikveş kasabası Bolle köyünden(  - Şimdi  Tikveş, Üsküp’e bağlıdır adı da (Kavadar) dır..Üsküp Makedonya bağımsız devletinin başkentidir-) göçen 18 nüfuslu Hasan Ağa ile başlayan ve 1927 yılında da Bulgaristan’ın Kalaycı köy , Kınalı köy , Düşdübak köy (Dişbudak) , Karagöz köy , Amaç köy , Topal köy , Razgrat ve Şumlu civarından gelen göçmelerle kurulan  köyümüz  planlı ev ve sokakları ile hep dikkat çekici olmuştur.  Gölpazarı’nın en gözde köyleri arasında ve ilk sırada gösterilen Kurşunlu'da göçten nasibini almış ve genç nüfusun %90'nını kaybetmiştir.

 "İsmi geçenler o zaman kullanılan lakapları ile yazılmıştır"   .

Birinci kuşaktan köyden ayrılanlar parmakla gösterilecek kadar az olmasına rağmen, 2 nci kuşaklar 1970 yıllarından itibaren, Bilecik-Bursa-Eskişehir ve Kocaeli bölgesinde sanayinin gelişmesi ile birlikte göç’te başlamıştır.

 

2 nci kuşaklar köy ile bağlantısını kesememiş, ancak çocuklarının lise çağına gelmesi ve evlenmesi köye geliş ve gidişlerin azalmasına sebep olarak gösterilmekle birlikte ana sebebin, Anne ve Babalarının vefatları ile birlikte yavaş yavaş köyden uzaklaşmaya başlamışlardır. Köyümüz şu anda 80–90 hane civarında ve 200–250 nüfusa sahiptir.


Gölpazarı’nın kuzeyinde yer almaktadır. İlçeye uzaklığı 7.5 km dir. Komşu olduğu köyler; Doğusunda Türkmen köyü ve Gölpazarı batısında Göldağı ve Karaağaç , kuzeyinde ise Aktaş, Beşevler , kuzey batısında Polatlı ve Susuz, güneyinde bostancılar ve incirli köyleri bulunur.

 

Kurşunlu, Gölpazarı yolundan ayrılan tali bir yolla köye bağlanır. Bağlantı noktasında (çatırık)bekleme diye bilinen bir yapı vardır. Bu yol 3 km civarındadır. Kurşunlu'dan sonra Bostancı –İncirli yolu ile Yenipazar, Bilecik yolu birleşerek – Gemici ve Bilecik istikametine devam etmektedir. İkinci yol ise Göldağı’na devam eder.

 

Kurşunlunun tarihi çok eski değildir. Aşağı yukarı Cumhuriyetin kuruluş yıllarına denk gelir. Bu da 80 yıllık bir tarih demektir. Şu anda köye ilk gelenlerden daha hala yaşayanlar mevcuttur. Bu yörenin ekilebilir alanı olan Göl Ovası, tarih kitaplarında Cehennem Çukuru olarak geçmektedir.

 

İpek Böcekçiliği ve El sanatlarında ilerlemiş olan Rumların Göldağı’nda ikamet ettikleri 2 katlı evlerde bir katında İpek Böcekçiliği yaptıkları, göl kenarında ise Dut ağacı yetiştirdikleri ve hayvanlarını otlattıkları bilinmektedir. 600 hane civarında olduğu ve hepsinin de bir sanat dalıyla uğraştığı, gözde meslekler olarak, Demirci, bakırcı, marangoz ve altın işlemeciliği olduğu bilinmektedir.

Türkmen, Gökçeler ve Göldağı köylerinin o zamanlarda çok gelişmiş olduğu ve sanayi merkezi olarak kullanıldıkları söylenmektedir. Göldağı’nda Ermeni nüfus oldukça fazlaydı.

 

Türkmen-Göldağı arasındaki Ulaşımı sağlamak için, Gökçeler ve çaydan geçerek taş burnunun arkasındaki sırt boyunca Bostancı'nın içinden geçilerek, köyün üstündeki ak topraklık mevkisi ve kayanın üzerinden, yan yol ve papazlar çeşmesi mevkisi takip edilerek Göldağı köyüne ulaşılır.

 

İnip gelir Göldağı’nın dumanı (hey aman)
Hiç galmamış yar göğsünün imanı (hey aman)

On beş ocak Göldağı’nın dermeni (hey aman)
Dar mı da geldi ayağına yemeni (hey aman)

Göldağı’nı bir gara duman bürüdü (hey aman)
Efeler de göl göl oldu yürüdü (hey aman)

 

Rumlar-Ermeniler gittikten sonra bu köyde bulunan evler daha sonra gelenler tarafından kullanılmıştır. El Sanatları ve İpek Böcekçiliğinin merkezi Göldağı köyü şu anda 8-10 hane dir. Burası da göçten nasibini almış ve İzmir ve İstanbul gibi büyük şehirlere göç etmiştir. Göldağı köyünün kullandığı Cami, eskiden Rumların kilisesi olarak kullanıldığı yapıdır.


KURŞUNLU ADI NEREDEN GELİYOR

Gölpazarı'nın 26.6.1926 tarihinde ilçe olmasından sonra yeni kurulan bu köye doğal olarak yeni bir isim verilmiştir. Köyün adının konmasında üç değişik söylence vardır.

İlki; Kurşunlu Kayasının hemen dibinde kurulan köyün , dağın kurşuni renginden dolayı bu ismi aldığıdır.

İkincisi; Göldağı yöresindeki madenlerden gelir. Yörede bulunan kurşundan dolayı bu isimle anılmaktadır. Burası eski zamanlarda bir zanaatkârlar merkeziydi. İpek böceği üretimi ve ipeğin işlenmesi dışında da bir çok sanat dalı burada icra edilmekteydi. Özellikle altın ve gümüş işleme sanatıyla kurşun, bakır ve kalaycılık da yaygındı.

Üçüncüsü ise  Göldağı Ermenileri ile Türkmen Köyü ermenileri arasında ağaç kesme meselesi yüzünden çıkan bir anlaşmazlık sebebiyle, Göldağlıların silahlanarak Türkmenli ermenilere saldırmaları ve bu bölgede çatışmaları sebebiyle bu ismin verildiğidir.

(Kaynak: Oğuz Güven)

 


"Köyümüzün yetiştirdiği ve köyümüzde de öğretmenlik yapan Nazif ÖZTÜRK ile 2010 yılı Ramazan Bayramında yapılan söyleşide, okul kütüphanesinde bulunan bir kitapçıkta köyün adının gölün etrafında yapılmış olan Kuş Damlarından dolayı verildiğinin yazılı olduğunu söylemiştir."  Hasan Basri ŞEN


 

Bu gün 50 yaş civarında olanlar, Sağlık ocağının olduğu yerde büyük bir çeşme ve çamaşır yıkama yeri ve birer metre çapında 3 adet dut ağacının bulunduğu hatırlamaktadırlar. Sağlık Ocağının yapılmasından sonra Çeşmenin yolun diğer tarafına alınmıştır

Bu günkü Göl arazisinin sularla kaplı olmasından dolayı ulaşım dağın güneydoğu eteklerinden Taş burnu mevkiinden Gölpazarı’na, kuzeybatı eteklerinden de dikenli boğaz Vezirhan istikametine gidilmekteydi.

 

Dikenli boğazda şimdiki, kızıl başın dere diye bilinen tarlanın kıyısından, 40-50 cm çapında bir deliğin batıya doğru girdiği, kışın su seviyesi yükseldiğinde gölün fazla suyunun bu delikten şimdiki Üyük köyünün kıyısından Sakarya'ya aktığı bilinmektedir. Bu deliklerden çuvallarla dökülen samanların , Sakarya Nehrinden çıktığı söylenmektedir. Şu anda bu deliğin yerinin yaşlılar tarafından bilindiği belirtilmektedir.

 

Göl’ün çoğu yeri kamışlık olup, yaban kazı, toy, ördek, andık, kaşıkçı ve karabatak kuşlarının yanı sıra, su yılanı, su kaplumbağası ve kan emici sülük yaşadığı görülmüştür.

 

Köyümüzde el sanatları gelişmemiştir. İki tür Dokuma tezgahının olduğu bilinmektedir. Mısır kabuklarından dokunan Hasır ve eski elbiselerin belirli kalınlıklarda kesilmesi ile yapılan Kilim ve Çarşaf tezgahıdır.

 

O tarihten bu güne yapılan herhangi bir üretim olmadığı gibi artık bu işi yapacak kimselerde parmakla gösterilecek kadar az kalmıştır. Kullanılan giysiler geldikleri yörelerin yaşam tarzlarını simgeler. Getirdikleri yelek ve cepkenler köye gelen satıcılara 60 -70' li yıllar arasında yok pahasına satılmıştır.  

 
 
 
 
 
 

2 NCİ BÖLÜM 

 

KÖYÜN KURULUŞUNDA EMEĞİ GEÇENLER :

Hasan YILMAZ ( Hatip), İdris EROL (Hafız), Mahmut ERİCEK , Ahmet KADİFE ,Ramadan  AĞA ve köyün diğer yaşlıları geldikleri yörede gördüklerini burada uygulayarak şimdiki Kurşunlu Köyü’nün daha hala çoğu büyük şehirde bile bulunmayan geniş ve düzgün caddeleriyle ; düzgün ve düzenli ev planlarıyla örnek bir köy olmasına vesile olmuşlardır. Hepsini rahmetle anıyoruz.

 

 Bulgaristan’dan göç 1955 yılına kadar devam etti.O yıldan sonra köye tek tük gelenler olmuştur. Fakat onlarında muhacir olmaları köyün örf ve adetlerinin hiç bozulmadan kalmasına ve aynen devam etmesinde etkili olmuştur.  Bu da Kurşunlu’nun ayrıcalıklı bir köy olmasını sağlamıştır.

 

 Köydeki bütün yapıların, bu yapılara damlar, samanlıklar hatta kümesler bile dahil dış yüzleri temelden 1 metre yüksekliğe kadar kırmızı toprakla ,buradan sonrası da beyaz toprakla sıvalıdır. Bu oluşum köye gelen yabancıların hep ilgisini çekmiştir.

 

O zamanlar köyde esnaf olarak çalışanlar: (Esnaflar)

 

BERBERLER

 

Koca berber lakabıyla bilinen Ali YONGACI

Ahmet BERBER

Daha sonrada Çivi Salih olarak bilinen Salih YÜKSEL berberlik yapmışlardır.

 

KÖYÜN BAKKALLARI  

 

Köyümüzde Sofu lakabıyla bilinen İhsan TAMGÜNEY, Abisinin öğretmen olması sebebi ile köyümüze gelmiş, 1928 - 1954 yılları arasında 25 - 26 yıl ikamet etmiş ve 1954 yılında İstanbul'a göç etmiştir. Ne hazindir ki hayatını araştıranların hiç birisinde bu aradaki zamanı nerede geçirdiği konusunda bir bilgiye rastlanmamıştır.  Halk arasında "Sultan Baba" olarak bilinmektedir.   İbrahim Kadife’nin evinin olduğu yerde bakkal dükkanını çalıştırmıştır.

 

Fukara Ahmet ( Ahmet KADİFE ) : Şimdiki Tahsin Aral’ın evinin altında bakkallık yapmışlardır.

 

Manav Ahmet ( Ahmet ALTINTOP):  Şimdiki evinin olduğu yerde.

 

Makinacılar : Feyzullah Bülbül’ün evinin olduğu yerde.

 

 

KÖYÜN DEMİRCİLERİ :

 

DEMİRCİ Mustafa ( Mustafa ERDOĞAN) : Şimdiki evinin olduğu yerde.

 

İlyas KARAKAŞ : Şu anda evinin olduğu yerde halen bu işi yapmaktadır.

 

 KÖY KAHVECİLERİ: 

 

ÜZEYİR Aga (Üzeyir Usta): Şimdiki oğlu Remzi’nin evinin olduğu yerde kahvecilik yapmıştır. Kahve' yide Fevzi Şahin çalıştırmıştır.

 

  Ahmet Berber : Şimdiki Salih Kocakenar’ın evinin olduğu yerde kahvecilik yapmıştır.

 

 

KÖYÜN KALAYCISI :

 

 

Selim ÖZDİLEK ( Gakçı Selim)

 

 

Ahmet ALTAN ( Şerif Ahmet) Ahmet Altan’ın babası o zamanlar köye değirmen kurup , bir müddet işletmiştir.(Şerif Ağa)

 

 KÖYÜN PEKMEZCİSİ : 

 

 

Mehmet PEKMEZCİ : Köyün ve civar köylerin pekmezlerini kaynatırdı.Şu anda oğlu Fevzi Pekmezcinin evinin olduğu yerde bu işi yapmıştır.

 

 KÖYÜN DAVULCUSU : 

 

 

Recep YALÇINKAYA ( Koca Buba )

 

Zülfikar GÜLER ( Zülkar Aga )

 

 

KÖYÜN HOCALARI :

 

 

Veli AKYILDIZ ( Veli Hoca ) : Medrese tahsili yapmıştır. Yabancı dil bilirdi. Mollalardandır.

 

Habil ÜNAL ( Habil Hoca )

 

 

 

Müstecep CANDEMİR ( Müstecep Hoca )

 

 

KÖYÜN HAFIZLARI : 

 Erkekler 

İdris EROL

 

Tevfik ENGİN  

 

 

Kadınlar

Kurucuk Ahmet’in eşi Kerime ANNE

 

 

Resmiye GÖKÇETİN ( Hafız Anne )

 

 

KÖY ÇOBANLARI

 

Rahmi ERİCEK : Kendi ve köyün sürüsünü güdüyordu.

 

Sığırtmaç olarak köyde inekleri güden ayrı, buzağılar ayrı, danalar ayrı, öküzleri güdenler ayrıydı. Danacı kırda yatar Kasım ayına kadar danaları köye getirmezdi. İnek ve buzağı güdenler akşam sabah köye gelirdi.

 

Sığırtmaç sabah 07:30 sıralarında “ Oradın sığırları beyyyy ” diye sokak başlarında bağırır, herkesin hayvanı köşe başında toplanır, buradan gütmeye giderdi.

 

KÖYÜN KAHYASI  

 

 

 Köyle ilgili haberleri şimdiki su deposunun olduğu tepeye çıkarak “ Duyduk duymadık demeyin” gibi sözlerle köylüye duyurmaya çalışırdı. Kahya köye gelen kişilerle ilgilenir ve muhtarın yanında durur ve araziye bakmazdı.

 

Araziye bakana “Kır korucusu” denirdi. Köyümüzde kahya’lığı yıllarca Kahya (Ahmet Turacı) yapmıştır. Kahya bir yıllığına, korucu ise 6 aylığına sadece yaz sezonunda araziden sorumdu olurdu. Bunlar genelde para karşılığı köylüden buğday olarak hak alırdı.

 

 OVANIN KURUTULMASI

 

Göl ovası kurulup ekilmeye başlayıncaya kadar halk geçimini köy altındaki araziden , hayvancılıktan ve gurbete çalışmaya giderek sağlardı.Kış aylarında kadınlarda evlerde hasır , kilim ve çarşaf dokuyarak aileye katkıda bulunurlardı. O yıllarda fakirlik hat safhada idi. Bir çok ailenin arpa ekmeği yediği anlatılır. Giyecek olarak kendilerinin ördüğü ve dokuduğu kumaşlardan elbise diker , ayakkabı olarak ta hayvan derisinden yapılan “çarık” giyerlerdi.

 

Bu fakirliğe ovanın göl olmasından dolayı sivrisineğin bol olmasından kaynaklanan “sıtma” hastalığı tebelleş olmuştur. O günlerde sıtmaya oldukça kurban verilmiştir. Hatta bazı günler mezar kazacak , cenazeyi götürecek insan bulunamamıştır.

 

Göl ovası yıllarca göl olarak kaldıktan sonra 1947’ li yıllarda ilk önce şimdi “çavuşun yerleri” diye bilinen mevkide insan gücüyle “müfettiş kanalı” açılmıştır. Bu kanal şimdiki Çavuşun yerlerinin başındaki köprünün yakınlarından (Şut diye de bilinir)taş burnundaki çaya kadar açılarak burada arazideki suların bir kısmı kurutulmuştur.

 

Bu kanal şu anda şimdiki kanalın yerinde kalmıştır. İnsan gücüyle açıldığı için istenilen sonuç alınamamıştır. Daha sonra 1962-1963 yıllarında Gölpazarı’nda da D.S.İ’nin açtığı şimdiki kurutma kanalı açılmıştır.

Bu kanalın o yıllarda açılması yine bir vesile ile olmuştur. O yıllarda Gölpazarı’na elektrik gelmiştir. Hat bizim ovadan geçtiği için bizim köye de elektriğin alınmasına karar verilmiştir ancak o günlerde Türkiye Elektrik Kurumu’na verilecek depozito yani peşinat parası çoğu kimsede olmadığı için D.S.i’ye başvurulmuş ; D.S.İ'nin kanalın geçtiği yerlerdeki tarlaların istimlak edilmesi sonucu köye ödeyeceği para TEK’e aktarılarak Gölpazarı’ndan çok kısa bir süre sonra daha çoğu köyde elektrik yokken köyümüze elektrik gelmiştir.

O zamana kadar ovanın suyunun çekilmeye başlaması ile beraber şimdiki “şose” 1953-1954 yıllarından itibaren ulaşıma açılmıştır. Bu yolun üzerinde 2 adet köprü bulunmaktadır. Ovanın ortasından geçen kurutma kanalından sonra ikinci kanalda 1985 yılında biberliklerin altında açılmıştır. Köprüler bu kanalların üzerinde bulunmaktadır. Bu kanallar “akgöl” diye bilinen yerde birleşir. Buradan itibaren çaya kadar tek kanal olarak devam eder.

 

Bu birleşme noktasının biraz doğusunda masrafını Niyazi Çetin kaya’nın üstlendiği bir köprü daha yapılmıştır. Noman'ın kuyudan giden yol bu noktadan çavuşun yerlerine geçer.

 

Şosenin yapılışından önce Mehmet Kadife bir süre salla ve kayıkla gölün üzerinden şimdiki Beşevler’in girişine kadar ulaşımı sağlamıştır.

 

Şu anda Beşevler’in bulunduğu yerde 1955 yılına kadar yerleşim yeri yoktu.İlk olarak yukarıdaki “Aktaş”köyün den 5 hane olarak buraya inip yerleşmiştir.Bunların ardından yukarıdaki “Aktaş”köyünün tamamı buraya inmiştir.Bu yüzden önceki adı “Aktaş”olan bu köyün adı Beşevler olarak değişti.Şu anda eski köyde hiç kimse bulunmamaktadır.Evler boş olarak durmaktadır.


KÖYÜN İLK YERLEŞİM ŞEKLİ

1 NCİ BÖLÜM

Köye ilk gelenler şimdiki “Tikveş” mahallesinde yerleşmişlerdir. Bu ilk yerleşim yerinden başlayarak haneleri tanımaya ve tanıtmaya başlayalım.

 

HÜSEYİN DURAK : (KIRIKÇI HÜSEYİN) İlk gelen ailelerin oğlundan biridir.Köydeki kırık , çıkık işlerine de bakarmış.Şimdiki Enver Durak’ın oturduğu evin ortasındaki bahçeye yerleşmişler.Daha sonra şimdiki evi yapmışlar.

 

 

 

ŞABAN DURAK: (ŞABAN AĞA) Ev şu anda boş olarak durmaktadır.Torunu Ali Rıza Durak’ın oğulları tarafından yaz aylarında kullanılmaktadır.

 

 

 

AZİZ DURAK: (AZİZ AĞA) Şu anda oğlu İdris Durak’ın kullandığı bahçeye yerleşmişler. Şimdiki evi oğlu yapmıştır.

 

 

 

VELİ AKBİLEK: Ev şimdiki oğlu Rasim Akbilek tarafından kullanılmaktadır.

 

 

 

 

Kazım Tırnak

ABDİL TIRNAK:(Kazım ve Mustafa Tırnak’ın dedesi) Şimdiki İdris Ağanın evinin batısında yerleşmişler. Şimdi o arazi bahçe olarak kullanılıyor. Daha sonra şimdiki Kazım Tırnak’ın olduğu yere geçmişler.

 

 

 

ABBAS VE HÜSEYİN COŞKUN:  Abdil Tırnak’ın güneyinde şimdiki Sarı Tayyib ‘ in evinin olduğu yerde yaşamışlardır. Şu anda Bilecik’te ikamet etmektedirler.

 

 

 

RAŞİT FİDAN: (RAŞİTLER) Şimdiki Sarı Tayyib’in evinin az güneyinde yaşamışlardır. Daha sonra oğlu Salih Fidan Ali Rıza Ay’ın olduğu yere , oradan da İstanbul’ a göç etmiştir. Salih Fidan’ın oğlu Kasım , cezaevinde yanarak öldü.

 

 

 

ŞABAN ÖZDİLEK: (GAKÇI ŞABAN) Sarı Tayyib’in evinin güneyindeki bahçede yaşamışlardır.Daha sonra burasını Yörük Ayşe’ye satarak göç etmiştir.

 

 

 

YÖRÜK AYŞE: Kardeşi Mehmet Yanar’la birlikte Gakçı Şaban’ın yerine yaşamışlardır.Yörük Ayşe ölünce ev , kardeşi ve oğlu Eşref Yanar tarafından kullanılmıştır.Daha sonra Eşref Yanar Adapazarı’ na göç etmiştir.Şu anda bahçe boş olarak duruyor.

 

 

TAYYİP ÖZDEMİR: (SARI TAYYİP) Göldağı’ndan köyümüze göç etmiştir.Şimdiki evi kendisi yaptırmıştır. Şu anda oğlu Tacettin Özdemir’le beraber yaşıyor.

 

 

 

Ahmet AltanŞERİF ALTAN: Şu anda Hilmi Yıldırım’a ait bu arsa bahçe olarak kullanılıyor.Şerif Altan bu bahçede ikamet etmiştir. Daha sonra şimdiki Ahmet Altan’ ın evinin olduğu yere taşınmışlardır.Şerif Altan köyde bir süreliğine değirmen de işletmiştir.

 

 

ABBAS COŞKUN: Ev hala aynen durmaktadır. Şu anda Süleyman Esen’in mülkiyetindedir. Eşi Fethiye Esen oturmaktadır. Abbas Coşkun Bilecik’e göç etmiştir.

 

 

 

Süleyman EsenSÜLEYMAN ESEN: Daha önce şu anda Mutlu Yıldırım’ın oturduğu yerde ikamet etmiştir. Onlardan Nuri Yıldırım tarafından alınmıştır.

 

 

 

MUTLU YILDIRIM: Şu anda kendisi aynı yerde ikamet etmektedir.

 

 

 

 

EYÜP ÖZÇELİK: (ARABACI EYÜP) Burası daha önce Süvari Yusuf diye anılan şahsın olup , kendisinin Türkmen köyüne göç etmesiyle burasına Eyüp Özçelik almıştır.Şu anda ev virane bir biçimde boş durmaktadır. Yıllarca Eyüp Ağa burada ağaç araba yapmıştır.

 

 

 

YUSUF GÜVEN: (MANAV YUSUF) Bostancı Köyün'den çocuklarını okutmak için Kurşunlu'ya yerleşmiştir. "Manav" denmesine rağmen dedeleri aslen Bulgaristan Lofça muhaciridir.93 Harbinden sonra gelmişlerdir.

 

Dedeleri Muhacir Osman ve Sarı Selim'dir.Önce bugün Ramadanlar'ın oturdukları evi satın almışlar, daha sonra da şimdiki yere yerleşmiştir.İkamet ettiği yer daha önce köyün camisi idi. Yeni yapıldıktan sonra eski camiinin yeri Yusuf Güven’e satıldı. Şimdiki evi Yusuf Ağa kendisi yapmıştır. Eski camii uzun yıllar hizmet vermiştir. Tahtadan minaresini hala gözümün önündedir. Şu anda ev boş olarak duruyor.

 

 

AHMET ARAL: (KARAMAN AHMET)  Eski camiinin üzeri yani şu anda Mustafa Ceyhan’ın evinin olduğu yerde ikamet etmiştir. Daha sonra burasını Ramis Girgin’e satmıştır. Bu şahsında İstanbul’a göç etmesi sonucu araziyi şimdiki sahibi Mustafa Ceyhan Bostancılar köyünden gelerek almıştır. Ahmet Aral burayı sattıktan sonra şimdiki Tahsin Aral’ın oturduğu yere geçmiştir.

 

 

RAMİS GİRGİN: Şimdiki Mustafa Ceyhan’ın yaşadığı yerde yaşamış Daha sonra İstanbul’a göç etmişlerdir.

 

 

 

AHMET KÖPRÜLÜ: (ZOGU) Eski camiinin karşısında bulunan şu anda Manavların bahçesinin bulunduğu yerde yaşamışlardır. Manavların bahçesini “köyü koruma kanalı” ikiye bölmüştür. Kanalın batı tarafı Eşref Altıntop’un mülkiyetindedir.

 

 

 

MECİT ALTINTOP: Manavların bahçesinin doğusunda kalan kısmına da Mecit Altıntop ev yapmıştır. Kendileri demir doğrama ve PVC kapı pencere işini Osmaneli’de yaptıkları için oraya göç etmişlerdir. Yaz aylarında ve bayramlarda evi kullanıyorlar.

 

 

 

ÖMER ÖZOK: (ZARALI ÖMER) Arsada şu anda hanımı ve çocukları ikamet ediyor. Ömer Ağa bahçe ve meyveciliğe meraklı ; bu işleri de köyümüzde uygulayanların başında gelir.

 

 

 

 

AHMET ÖZOK: (HOYLU AHMET) Zaralı Ömer’in abisi olup çoluğu çocuğu olmadığı için evi Ömer Ağa’ya kalmıştır. Şimdiki arsanın kuzeyi ona aitti.

 

 

 

 

RECEP YALÇINKAYA : (KOCA BUBA) Hoylu Ahmet’in evinin kuzeyinde şimdiki Hasan Ay’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır. Yıllarca köyün davulculuğunu yapmıştır.

 

 

 

HASAN AY: Şu andaki evi kendisi yapmıştır. Göldağı köyünden köyümüze gelmişlerdir. Hala kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

KURUCUK AHMET: Kadın hafız Kerime Anne’nin eşidir. Şimdiki Ali Rıza Ay’ın evinin olduğu yerde yaşamışlardır. Vefat ettikten sonra burası Salih Fidan’a geçmiştir.

 

 

 

SALİH FİDAN: ( RAŞİT’İN SALİ)  Şimdiki Ali Rıza Ay’ın evinin olduğu yerde yaşamışlardır. Kendilerinin İstanbul’a göç etmesiyle burası Ali Rıza Ay’a geçmiştir.

 

 

 

ALİRIZA AY: (GÖLDAĞLI ALİRIZA)  Evde şu anda kendisi İkamet ediyor.

 

 

 

 

MUSTAFA ÖZTÜRK: ( TATAR MAHMUTLAR) Ali Rıza Ay’ın evinin batı kısmında kalan bahçede yaşıyorlar. Bu arsanın yolu iki arsa arasında bırakılmış özel bir yoldur.Eve bu yoldan girilir. Ev ana yoldan görünmez. Kardeşi Nazif Öztürk köyümüzde yetişen ilk öğretmenlerdendir. Köyümüzde de görev yapmıştır. Şu anda Bursa’da ikamet etmektedir.

 

 

HASAN ÖZCAN: ( AZİZ AĞALAR)  Arsa şu anda Göldağı’ndan gelme Memiş Erdönmez’in evinin olduğu yerdedir. Bu aileden köyde kimse kalmamıştır. 

 

 

 

MEMİŞ ERDÖNMEZ: (GÖLDAĞLI MEMİŞ ) Evde şu anda karısı ve çocukları ikamet ediyor. Şimdiki evi kendisi yapmıştır.

 

 

 

KADİR DOĞRUK: Evde şimdi Oğlu Fahrettin Doğruk ve ailesi oturuyor.

 

 

 

 

NURETTİN DOĞRUK: Cevizlik yolunun güneyindeki arsada ikamet etmektedir. Burası Cevizlik yolunun başlangıcıdır.

 

 

 

MACIR BAKİ:  Bulgaristan’dan son gelenlerdendir. Kendi ismi ile aynı olan Baki Ağa’nın akrabasıdır. Onun için şimdi evinin olduğu arsayı Baki Ağa vermiştir. Bu arsa Cevizlik yolunun başlangıç yerinin kuzeyinde kalır.Şu anda kendisi ikamet ediyor. Evi de kendisi yapmıştır.

 

 


2 NCİ BÖLÜM

AŞAĞI MAHALLENİN KUZEYİ

 

BAKİ KARABULUT : (AHMET AGALAR)Macır Baki abinin evinin doğu tarafında köyün en alt ucundadır. Şu anda evler duruyor. Evde sadece Baki Aganın hanımı kalıyor.

 

 

 

ALİŞ DOĞRUK : ( KADİR AGANIN ALİŞ) Burası daha önce Fevzi Şahin’in evi idi. Daha sonra ondan Aliş Doğruk almıştır. Şuanda kendisi oturuyor.

 

 

 

NAZİF KOCABALTA : Evler şu anda kendileri tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

SITKI ALGÜN : Buranın evveliyatı Ateş Mehmet ve Yavrum Anne’ye dayanır. Ateş Mehmet’ten Hüseyin Durmaz’a , ondan da Hasan Algün’e (Deli Hasan) geçmiştir.

 

 

 

NİYAZİ ALGÜN : (HASAN’IN NİYAZİ) Abisi Sıtkı Algün’le aynı arsada yer alırlar. Yalnız Niyazi Algün ‘ün evi aşağıki mahalleye açılır. Şimdi kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

VEYSEL AÇIKSÖZ : Burasının evveliyatı sakallı Ahmet’e kadar dayanır.

Sakallı Ahmet’in ilginç bir hikayesi var. Sakallı Ahmet Susuz Köyü mezarlığından bir ağaç kesip gelir. Sonra kendi boğazını keserek intihar eder. O ağaçtan dolayı intihar ettiği söylenir.

 

Bu şahsın adıyla bilinen Sakallının Meşelik diye Kuşkonmaz’ın üzerinde bir mevkii vardır. Sakallının evini Dersim Kürtlerinden Ahmet Ağa alıyor. Onunda köyden göçmesi üzerine burası Veysel Açıksöz geçiyor. Veysel Aga köyde kırık çıkık işlerine bakmış ve köye tel örme makinasını getirmiştir. Sağlığında burasını Nuri Doğruk’a satarak , Ankara’da ölmüştür. Oğlu Memiş Açıksöz Bilecik’te ikamet ediyor.

 

 

NURİ DOĞRUK : Şu anki evi kendisi yapmıştır. Hala kendisi oturuyor.

 

 

 

 

GAFUR AGA : Şimdiki Saim Yıldırım’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır.Bu şahıs ilk yaylı arabayı köye getirerek ; Gölpazarı-Vezirhan arasında at arabasıyla posta hizmeti yapmıştır.Gafur Aga burasını köye yeni göç eden Eyüp Aga’ya satmıştır. Ondan da Saim Yıldırım satın almıştır.

 

 

ŞAKİR YILDIRIM : Şu anda kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

 

İLYAS KARAKAŞ : Burada İlyas Aga hala demirciliğe devam ediyor.Eskiden demirci dükkanı evlerinin altında idi. Şimdi ev aşağıda dükkan yol kenarındadır. Evde kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

MUHARREM SABUTAY : (SARI MAREM)Karakaşlar’ın doğu kısmında yaşamıştır.Ölümüyle bu arsayıda Karakaşlar almıştır.

 

 

 

EHLİMAN AKIN : (ELMANLAR) Şu anda ev boş duruyor.Yaz aylarında ve bayramlarda çocukları kalıyor.

 

 

 

FEVZİ PEKMEZCİ : (PEKMEZCİLER) Şu anda Oğlu Fevzi Pekmezci yaşamaktadır. Şimdiki evlerin olduğu yerde eskiden pekmez kaynatılan büyük kazanlar vardı. Daha sonra burası yıkılıp yerine şimdiki evi yapılmıştır.

 

 

BANKA VELİ : Önceleri Mehmet Usta’nın evlerinin olduğu yerde yaşamıştır. Eşi ile birlikte aynı günde ölmüşlerdir. Ölümünden sonra burası Mehmet Usta’ya geçmiştir.

 

 

 

MEHMET ÇELİK : (MEHMET USTA) Şu anda evler boş olarak duruyor. Yazları eşi ve çocukları gelip kullanıyorlar. Mehmet Usta bu evlerin yan tarafına bir değirmen kurmuş ve yıllarca köyün ve civar köylerin yemlerini öğütmüştür.

 

 

MUSTAFA ERDOĞAN : (DEMİRCİ MUSTAFA) Evler şuanda boş durumdadır. Yıllarca köyün demirciliğini yaptığı dükkan daha durmaktadır, fakat artık kullanılmıyor.

 

 

 

MEHMET KELEKÇİ: (KELEKÇİLER) Hala kendileri ikamet ediyor. Mehmet Aga köyümüzde 1 dönem muhtarlık yapmıştır.

 

 

 

İSLAM KELEKÇİ : (KELEK İSLAM)Vefatından sonra kızı damadıyla birlikte bu evde oturuyor.

 

 

 

 

AHMET ERDÖNMEZ :  Ölümünden sonra oğlu Halil Erdönmez buraya ev yapmaya başlamıştır. Fakat inşaat devam ederken kendisi vefat etmiştir. Ondan sonra inşaat yıllarca yarım beklemiştir. Daha sonra Ahmet Erdönmez’in torunu Perihan hanım tarafından satın alınıp inşaat tamamlanmıştır. Şu anda kendileri yazlık olarak kullanılıyor.

 

 

TEVFİK ENGİN : (HAFIZ TEVFİKLER) Şuanda bu arsada Hafız Tevfik’in torunları olan Celil ve Cemal Engin’in evleri bulunuyor. Arsanın kuzeyinde Cemal Engin , güneyinde Celil Engin oturuyor.

 

 


 

3 NCÜ BÖLÜM

 

PINARLAR YOLUNUN DOĞUSU

 

AHMET ÇENDEK : (Çentik Ahmet) Köyün en alt ucunda şu anda Seçkin Doruk ‘ a ait arsada yani Berber Ahmet’lerin alt tarafında yaşamışlar daha sonra Eskişehir’e göç etmişlerdir.

 

 

 

 

REMZİ BERBER : (Berber Ahmet’ler ) Evler uzun yıllar yağ değirmeni ve ayçiçeği alım deposu olarak kullanılmıştır.Remzi Berber’in ölümünden sonra burası Salih Uzel’e geçmiştir.Şu anda onun arsasıyla birleştirilmiştir.

 

 

 

 

İBRAHİM UZEL : (İbrahim Çavuş) Evler şu anda çocukları tarafından kullanılmaktadır.Eski evin olduğu güney kısmı Nazmi Uzel’e ; kuzey kısmı ise Salih Uzel’e aittir.

 

 

 

 

İSMAİL GÖKÇETİN : (Uzun İsmail)  Arsada oğlu Mehmet Gökçetin ikamet.

 

 

 

 

 

BEYTULLAH KELEKÇİ : (Karakaş Beytullah) Arsada halen oğlu Mustafa Kelekçi ikamet ediyor.

 

 

 

ZÜLFİKAR GÜLER : (Zülkar Aga) Şu anda Hüseyin Yavaş’a ait olan evde yaşamışlardır. Kendisi inşaat ustası olup ayrıyeten uzun yıllar köyün ramazan davulculuğu da yapmıştır. Kendilerinin Osmaneli’ne göç etmesinden sonra burası Hüseyin Yavaş’a geçmiştir.

 

 

 

HÜSEYİN YAVAŞ : (Çotuk Hüseyin) Şu anda evi boş duruyor. Eşi ölünce çocukları tarafından İstanbul’a götürüldü.

 

 

 

 

MEHMET GÜLBAYRAK : (Delioğlular) Evde şu anda oğlu Ali Gülbayrak oturuyor.

 

 

 

 

 

 

HABİL ÜNAL : ( Habil Hocalar) Evde şu anda oğlu Zülküf Ünal oturuyor.

 

 

 

 


KÖYÜMÜZÜN OKULU

Bir yerleşim yerinin ilk ihtiyaç duyduğu yapılardan biriside okuldur.Köyümüzün kurulduğu yerde de okul olmadığı için hemen harekete geçilmiş ve 1928 yılında okulumuzun temelleri atılmıştır.O tarihlerde köyümüzün muhtarı Gafur Aga’dır.

Köyümüze gelen ilk öğretmende Abdulkadir Efendi’dir.O tarihte daha soyadı kanunu olmadığından bu şekilde anılır.Kendisi Kayseri’lidir.Okulun temellerinin atıldığı yıl eğitime eski camiinin üst katında başlanmıştır.Okul bitene kadar Eğitime burada devam edilmiştir.okulumuz 1929-1930 yıllarında faaliyete geçmiştir.

 

O günlerle ilgili birde anı anlatılır.Okul yapımı için ormandan bir miktar ağaç kesiliyor. Bu ağaçlar okul inşaatının yanında iken ormancı gelip görüyor.O zamanın muhtarı Gafur Aga’ya da kendi yazdığı zapta parmak bastırıyor.Çünkü Gafur Aga’nın okuma yazması yok.Tam bu esnada öğretmen Abdulkadir Efendi geliyor ve zaptı ormancıdan alıyor.Zapta büyük bir ceza ile cezalandırılan Gafur Aga öğretmenin sayesinde bu cezadan kurtuluyor.

 

Okuyup yazmanın önemi bir kez daha kanıtlanıyor.Şu anda taşımalı eğitim yapıldığı için okul kullanılmıyor.Fakat yapılış tarihi olan 1928-1930 yıllarında 2000’li yıllara kadar binlerce öğrenciye ilim irfan yuvası olmuştur.Zaman geldi eski okul ve yanındaki “işlik”diye anılan bina bile talebe çokluğundan yetmedi.

Bunun için 1975’lerde iki derslikli yeni okul ilave edildi.O yıllarda yani benim okula gittiğim 1967-1972 yılları arası öğrenci sayısı 120 kişi civarındaydı.Ben okuldan çıktıktan sonra  sabahçı , öğlenci diye ikili eğitime bile geçildi.

Şu anda okul binaları aynen duruyor.Kullanılmadığı için işlik kötü durumda idi. Okulumuzun oldukça büyük birde bahçesi vardır.Burası daha önce büyük badem ağaçlarıyla doluydu.Bizim zamanımızda onlar kesilip yerlerine yüzlerce elma , kayısı fidanları dikildi.

 

Bu okulda bir çok öğretmende görev yapmıştır ve hepimizin üzerinde emekleri vardır.Özellikle Fikret Yavuz , Saim Işık , Gülsüm Işık ve Bahtiyar Tongur neredeyse bizim köyde göreve başlayıp buradan emekli olmuşlardır.Kendi deyimleriyle iki kuşağı yani anne babalarını ve onların çocuklarını da okutmuşlardır.Köyümüzün öğretmenlerini ve tüm öğretmenlerimizi saygıyla anıyoruz.

 


 

 

ALİ TEKİN : (Kancık Ali) Köy okulunun doğusu şimdiki Kazım Şen’in evinin olduğu yerde yaşamışlardır. Kendilerinin İstanbul’a göç etmesi sonucunda burası Kazım Şen’e geçmiştir.

 

 

 

KAZIM ŞEN : (Kazım Aga) Evler şu anda boş olarak duruyor. Çocukları bayramlarda ve yaz aylarında kullanıyorlar.

 

 

 

 

 

 

RAHMİ ERİCEK : (Rahmiler) Burası şu anda boş arsa olarak duruyor. Üzerindeki evler yakın zamanda yıkıldı.Rahmi Aga yıllarca köy sürüsünü de gütmüştür.

 

 

 

 

MEHMET KUŞ : (Kuş Mehmet) Şimdiki Mehmet Solak’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır.Kendisi daha sonra Yeniköy’e göç etmiştir.

 

 

 

 

MEHMET SOLAK : Evlerde şu anda kendisi oturmaktadır.

 

 

 

 

HASAN ERBAŞ : (Köse Hasan) Şimdiki Emin Candemir’in evinin olduğu yerde yaşamıştır.Çocukları İstanbul’a göç etmiştir.Köse Hasan İsmet İnönü ile aynı köyden olduğunu anlatırdı.Ölümünden sonra burası Emin Candemir’e geçti.

 

 

 

EMİN CANDEMİR : Evlerde hala kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

 

SÜLEYMAN ÇİÇEK : Evinin olduğu yer daha önce tarla olarak kullanılıyordu.Daha sonra buraya Süleyman Çiçek ev yaptı.Fakat kendisi ani bir kalp krizi nedeniyle evinde fazla yaşamadan vefat etti.Köyün mobilya işlerini yapıyordu.Şu anda evi ailesi tarafından kullanılıyor.

 

 

 

EMİN ÇETİNKAYA : Daha önce burası da tarla olarak kullanılıyordu.Emekli olduktan sonra bu evi yaptı.Kendisi İstanbul’da kalıyor.Evi yazlık olarak kullanıyor.

 

 

 

 


 Köyümüzün zor zamanlarında Gölpazarı’ndan yardım aldığı ve bu yardımın da kağnı arabasıyla köyümüz sakinlerinden Mehmet Yönter dedemizin arkadaşı tarafından yapıldığı da notlarımız arasındadır.  Sitemizde linki bulunan dost sitelerimizden www.golpazari.org kurucusu sayın Selçuk Şahin'in dedesidir.

Bu konuyla ilgili de anlatım yapılacaktır.


 

4 NCÜ BÖLÜM

 

NOMAN’IN KUYU YOLUNUN GÜNEYİ

 

YAŞAR VAY: (GÖLDAĞLI YAŞAR): Arazi daha önce tarla idi.Daha sonra İstanbul’dan gelerek buraya ev yaptı.Hâla kendisi kullanıyor.

 

 

 

NECATİ SOL: (GAKÇI’NIN NECATİ): Evlerde şu anda kendisi oturuyor.

 

 

 

 

MUSTAFA GÜLTEKİN: (İSOĞLU) : Şimdi oğlu Behzat Gültekin oturuyor.

 

 

 

 

AHMET KARAKÜTÜK: (ŞEKER AHMET) :Evlerde hâla kendisi oturuyor.

 

 

 

 

 

MEHMET KOCAKENAR: (KENAR MEHMET): Evlerde şu anda oğlu Sabri Kocakenar oturuyor.

 

 

 

 

 

HASAN KAHRAMAN: (BURUNSUZ HASAN): Şimdiki Zeki Erdönmez’in oturduğu yerde yaşamışlardır.Kendilerinin İstanbul’a göç etmesinden sonra burası Bekir Erdönmez’e geçti.

 

 

 

 

BEKİR ERDÖNMEZ: (KARABEKİR): Evlerde şu anda oğlu Zeki Erdönmez oturuyor.Kendileri Göldağı köyünden gelmişlerdir.Göldağlı Zeki olarak anılırlar.

 

 

 

 

EMRULLAH AĞA: Şimdiki Niyazi Özçetin’in evinin olduğu yerde yaşamışlardır.

 

 

 

 

ŞÜKRÜ ÖZÇETİN: (ÇOK ŞÜKRÜ): Evlerde şimdi oğlu Niyazi Özçetin oturuyor.

 

 

 

 

İSMAİL BİÇER: (CIBAR İSMAİL): Evlerde şimdi oğlu İbrahim Biçer oturuyor.

 

 

 

 

AHMET SOLAK: (ŞABAN AHMET): Şu anda evin olduğu yer boş arsa olarak duruyor.Evler yakın zamanda yıkılmış.

 

 

 

HÜSEYİN DÖNMEZ: (ALİŞ’İN HÜSEYİN): Şimdi ev boş olarak duruyor.Çocukları yaz aylarında İstanbul’dan gelip yazlık olarak kullanıyor.Hüseyin Ağa’nın oğlu Aliş Dönmez 16-17 yaşarında Bilecik’te sobadan çıkan dumandan zehirlenerek genç yaşta ölmüştür.

 

 

 

 

İSMAİL İPEK: (HACILAR): İsmail İpek’in ölümünden sonra burası ikiye bölünmüştür.Arsanın doğusunda Salih İpek , batısında Sadık İpek oturmaktadır.

 

 

 

 

 

NAİM GÖKAY: (KUZUCU NAİM_MERACILAR): Ev şu anda Bahri Gökay tarafından kullanılmaktadır.

 

 

 

 

ALİ SERTDEMİR: (POMAK ALİ): Ev şu anda Sıddık Sami Erol tarafından kullanılıyor.Daha önce burada bir ailenin yaşadığı anlatılıyor fakat ismi hatırlanmıyor.O şahıstan Mehmet Çelik (Mehmet Usta) ondan Recep Dündar, Ali Sertdemir daha sonra da Sıddık Sami Erol’a geçmiştir.

 

 

 

SIDDIK SAMİ EROL: Ev şu anda Sıddık Sami Erol tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

 

AHMET KURAL: (KUŞ AHMET): Ev şimdi ailesi tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

 

YUKARKİ MAHALLENİN GÜNEYİ

 

MEHMET ERECEK: (ENSE MEHMET): Şimdiki Berber İsmail’in evinin olduğu yerde yaşamışlardır.Eskişehir’e göç etmiştir.Ondan Hasan Algün (Deli Hasan) devralmıştır.

 

 

 

İSMAİL KARAKÜTÜK: (BERBER İSMAİL): Evi şu anda kendisi kullanıyor.Burasını Hasan Algün’den almışlardır.Kendisi uzun yıllar köyün berberliğini yapmıştır.Daha sonra klarnet çalmayı öğrenip düğünlerde klarnetçi olarak görev almıştır.

 

 

 

NUMAN DURMAZ: (NOMANLAR): Şimdiki Halit Gül’ün evinin olduğu yerde yaşamışlardır.Nomanların Mehmet köyde muhtarlık yapmıştır.İstanbul’a göç ettikten sonra burasını Ali Şengider’e satmışlardır.

 

 

 

 

ALİ ŞENGİDER:Bu şahısta Halit Gül’ün evinin olduğu yerde yaşamıştır.Ölümünden sonra oğlu Şükrü Şengider İnegöl’e göç etmiştir.Şükrü Şengider’in oğlu genç yaşta kanserden ölmüştür.

 

 

 

 

HALİT GÜL: (KAHVECİ HALİT): Burası Ali Şengider’den almıştır.Hâla kedisi oturuyor.Yılladır köyün kahveciliğini yapıyor.

 

 

 

 

İBRAHİM ALTINTEPE: (MANAV İBRAHİM): Şimdiki Göldağlı İsmail’in evinin olduğu yerde yaşamıştır.

 

 

 

 

ÇERKEZ MEHMET:Şimdiki Göldağlı İsmail:’in arsasının doğu kısmında yaşamıştır.Daha sonra bu arsalar birleştirilmiştir.

 

 

 

İSMAİL DURMAZ: (GÖLDAĞLI İSMAİL): Kendisinin ölümünden sonra çocukları İzmir’e göç etmişlerdir.Evi yaz aylarında ve bayramlarda kullanmaktadırlar.Şu anda evde geçici olarak Ahmet Erdönmez oturmaktadır.

 

 

 

SALİH AKYILDIZ: (KISABACAK SALİ):Evde şu anda oğlu Harun Akyıldız oturuyor.

 

 

 

 

MAHMUT ERİCEK: (GÜBÜR MAHMUT): Yıllaca köyün katipliğini yapmıştır.Evi şu anda çocukları yazlık olarak kullanıyor.

 

 

 

 

HASAN TABAN: (HASAN ÇAVUŞ): Evde şu anda kendisi yaşıyor.Hasan Çavuş’un babası Salim Çavuş Yemen’de 14 sene esir kalmıştır.Esaretten kurtulup köyümüze yerleştikten sonra uzun yıllar okulda çocuklara tarih dersinde basından geçen olayları anlatarak tarih dersi vermiştir.

 

 

 

 

***AYNACI: Şu anda burası boş arsa olarak Hasan Çavuş’un arsasının içinde bulanmaktadır.Muhtarağlara doğru çıkan yolun doğu kısmında yaşamış ve Eskişehir’e göç etmişlerdir.

 

 

 

MAHMUT USLU: (GÜLLÜ MAHMUT): Aynacının evinin olduğu yerde yaşamış ve yıllarca ziraat koruculuğu yapmıştır.

 

 

 

AHMET USLU: (MUHTAR AĞA): Şimdi evde oğlu Hasan Uslu oturuyor.

 

 

 

 

AHMET YÜKSEL: (RAGIB OĞLU):Şimdiki Hasan Uslu’nun arsasının batı kısmında yaşamıştır.Şimdi buraya İbrahim Uslu ev yapmıştır.

 

 

 

İBRAHİM USLU:Evde şu anda kendisi oturuyor.Eskiden Bostancı köyüne kestirme bir yol bu arsanın yanından gidiyor , acil durumlarda ulaşım burdan sağlanıyordu.Bostancı köyündeki çocuklar bu yolu kullanarak ilkokula köyümüze gelip gidiyordu.

 

 

 

TAHİR AĞA:Eski Bostancı yolunun batı kısmında yaşamışlardır.Daha sonra Mersin’e göç etmişlerdir.

 

 

 

İBRAHİM SARIKÖK: ( MACAR İBRAHİM):Tahir ağa’nın evinin bitişiğinde yaşamıştır.Şuanda burası boş arsa olarak duruyor.Oğlu polislikten emekli olup Kütahya’ya yerleşmiştir.

 

 

 

İDRİS EROL: (İDRİS HAFIZ):Uzun süre muhtarlık yapmış.Göl ovasının alınmasında ve paylaştırılmasında çok emeği geçmiştir.Şuanda evnin olduğu yerde oğlu Faruk Erol ikamet ediyor.

 

 

 

Ahmet EROL : Arsanın Batı tarafına ev yapmıştır. İzmit'te ikamet etmekte olup, yaz aylarında kullanmaktadır.

 

 

 

Mahir EROL  : Arsanın Güney tarfına ev yapmıştır. Eskişehir'de ikamet etmektedir. yaz aylarında kullanmaktadır.

 

 

 

Mustafa EROL : Arsanın Güney tarfına ev yapmıştır. İstanbul'da ikamet etmektedir. yaz aylarında kullanmaktadır.

 

 

 

ALİ EROL: (HAFIZLARIN ALİ):Evde şu anda kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

 

SAMİ EROL:Evde şu anda ailesi ikamet ediyor.

 

 

 

 

ALİ AKYILDIZ: (DELİ KAZIM’IN BABASI):Şimdiki Sami Erol’un evinin olduğu yerde yaşamışlardır.Daha sonra Eskişehir’e göç etmişlerdir.

 

 

 

 

MAKİNACI ALİ: (MAKİNACILAR):Bunlar şimdiki Recep Yaylalı’nın evinin olduğu yerde yaşamış.Daha sonra Eskişehir’e göç etmiştir.

 

 

 

İSMAİL YAYLALI: (YAYLALI):Ev şimdi oğlu Recep Yaylalı tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

İBRAHİM GÜREL: Evde şimdi oğlu Ahmet Gürel oturuyor.

 

 

 

 

 

RAMADAN ÇETİNKAYA: (RAMADAN AĞA):Burası şu anda üçe bölünmüş olup torunları tarafınan kullanılıyor.

 

 

 

 

İBRAHİM ÇETİNKAYA:Evde şu anda kendisi oturuyor.

 

 

 

 

BAHRİ ÇETİNKAYA:Evde şu anda kendisi oturuyor.

 

 

 

 

 

HASAN ÇETİNKAYA: Evde şu anda kendisi oturuyor.

 

 

 

 

 

VELİ AKYILDIZ: (VELİ HOCA):Şu anda Hasan Çetinkaya’nın evinin olduğu yerde yaşamıştır.Oda Yusuf Güven’e satmıştır.Ordan da Ramadanlar satın almıştır.

 

 

 

 

KÜÇÜK HÜSEYİN:Şimdiki Recep Candemir’in evinin olduğu yerde yaşamıştır.Daha sonra İstanbul’a göç etmiştir.

 

 

 

 

MÜSTECEP CANDEMİR: (MÜSTECEP HOCA):Ev şu anda oğlu Recep Candemir tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

ALİ SERTDEMİR: (POMAK ALİ):Şimdi Recep Candemir’in arsasına birleştirilmiş durumdadır.Üzerindeki evler hâla eski evlerdir.

 

 

 

EFRAYİM KAPLAN: (MEŞE): Niyazi Çetinkaya’nın arsasının doğu kısmında yaşamış ve Eskişehir’e göç etmiştir.

 

 

 

 

KANIRIK SALİM: (KUŞ AHMET’İN DEDESİ):Bu arsada Niyazi Çetinkaya’nın arsasının içinde kalmıştır.Onlarda burada yaşamıştır.

 

 

 

 

MUSTAFA ABBA: Bu şahısta Niyazi Çetinkaya’nın arsasında yaşamıştır.Köyün süpürgecisidir.Ayrıca o zamanlar köyde diş de çekiyomuş.

 

 

 

 

LÜTFÜ ÇETİNKAYA: (KAMBUR LÜTFÜ):Evde şuanda oğlu Niyazi Çetinkaya oturuyor.

 

 

 

 

AHMET BERBER:Şimdiki Ali Özok’un arsasında yaşamışlardır. Daha sonra Salih Kocakenar'ın oturduğu evde Kahve ve dükkan olarak kullanılmıştır.Daha sonra ev satılmış, Lütfü Berber İzmit'e yerleşmiş ve orada vefat etmiştir.  

 

 

 

 

RECEP AVCI: (ÜRKÜŞLER):Bunlarda Ali Özok’un arsasında yaşamışlardır.Ali Özok evi onlardan satın almıştır.Çocukları Osmaneli’ne göç etmiştir.

 

 

 

 

ALİ ÖZOK: Evde şuanda kendisi oturuyor.

 

 

 

 

AHMET ALTAN: (ŞERİF AHMET):Ev şuanda ailesi tarafından kullanılıyor.Burasını bir müddet değirmen olarakta kullanmıştır.Kendisi yıllarca köyümüzde muhtarlık yapmış ve köyümüze sayısız hizmetleri bulunmaktadır.Bu yüzden Kurşunlu köyünde ismini ölümsüzler listesine altın harflerle yazdırmıştır.Kendisini rahmetle ve minnetle anıyoruz.

 

 

 

HÜSEYİN YALINKILIÇ: (PEDALCI):Şu anda ev boş duruyor.Fakat yaz aylarında kendisi ve çocukları tarafından yazlık olarak kullanıyor.İstanbul’a göç etmiştir.

 

 

 

 

ORTA MAHALLENİN GÜNEYİ KÖŞE BAŞINA KADAR

 

 

ÖMER TIRNAK: (ÖMER AĞA): Köye ilk gelen ailedendir.Evde şu anda oğlu Kazım Tırnak ikamet etmektedir.

 

 

 

TAŞÇI SALİH: Bu şahısta şimdiki Kazım Tırnak’ın arsasında yaşamıştır.Daha sonra İstanbul’ a göç etmiştir.

 

 

 

HASAN YILMAZ: (HATİP HASAN):Kendilerinin vefatı üzerine kızı Emine Öğretmen satın almıştır.Şu anda kendisi yazlık olarak kullanıyor.Yalova’da Çınarcık’ta kalıyor.

 

 

 

 

DEMİR DEMİRKAPI: (DEMİR DAYI):Köyümüzde en uzun yaşayan insan olarak bilinir.105 yaşında ölmüştür.Ölümünden sonra arsa 2’ye bölünmüştür.Torunları tarafından kullanıyor.

 

 

 

 

İSMAİL DEMİRKAPI: Evde kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

 

ÜMMET DEMİRKAPI: Evde kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

 

VELİ YONGACI: İbrahim Kaya’dan almış olduğu evde oturuyor.Bu arsanın cephesi yukarı mahalleye çıkar.

 

 

 

 

İBRAHİM KAYA: Veli Yongacı’nın oturduğu yerde yaşamıştır.Daha sonra Bilecik’e göç etmiştir.

 

 

 

 

ALİ YONGACI: (KOCA PEHLİVAN):Ölümünden sonra arsa 2’ye bölünmüştür.Doğusu Hasan Yongacı’ya , batısıda Veli Yongacı’ya aittir.

 

 

 

 

HASAN YONGACI: Evde şu anda çocukları ikamet ediyor.Hasan ve Veli Yongacı’da uzun yıllar bizim köy ve civar köylerin berberliğini yapmışlardır.

 

 

 

 

AHMET KADİFE: (FUKARA AHMET):Bu arsada şu anda Ahmet Sol ve Tahsin Aral’ın evleri bulunuyor.Mehmet Kadife’de köyümüzde muhtarlık yapmıştır.Daha sonra Eskişehir’e göç etmiştir.

 

 

 

 

AHMET SOL: (GAKÇI AHMET_AK AHMET):Şu anda ev boş olarak duruyor.İstanbul’daki kızı Sevim tarafından satın alınmıştır.

 

 

 

 

TAHSİN ARAL: Şuanda bu evde boş durumdadır.Kendisi Gölpazarı’na göç etmiştir.

 

 

 

 

MEMİŞ AĞA:Şimdiki İrfan Durak’ın arsasında yaşamıştır.

 

 

 

 

KUŞ MEHMET: (KUŞ AHMET’İN BABASI):Bu şahısta İrfan Durak’ın arsasında yaşamıştır.Ondan İrfan Durak alarak arsayı birleştirmiştir.

 

 

 

 

ELMAS ERDÖNMEZ: (ELMAS DAYI):Bir müddet oda damadı İrfan Durak’ın arsasında yaşamıştır.Burada vefat etmiştir.

 

 

 

İRFAN DURAK: Evde şuanda kendisi ikamet ediyor.İrfan Durak’ta köyümüzde muhtarlık yapmıştır.

 

 

 

 

BOSTANCILI HÜSEYİN: Kendisi İrfan Durak’ın evinin olduğu yerde yaşamış ve Gölpazarı’na göç etmiştir.

 

 

 

 

ÜZEYİR USTA: Arsaya şu anda oğlu Remzi usta yeni ev yaptı.Kendisi yazlık olarak kullanıyor.İstanbul’da ikamet ediyor.

 

 

 

BÜNYAMİN MEHMET: (AYŞE ANNENİN EVİ):Şuanda bu arsaya Behzat Çelik Ev yapmaya başlamıştır.Yıllarca bu arsadaki eski evlerde Ayşe Anne Tek başına yaşamıştır.

 

 

 

YESİR İBRAHİM: (ALİ YÖNTER’İN BABASI):Şimdiki camii lojmanının olduğu yerde yaşamışlardır.Oğlu Ali Yönter’in Göl ovasının paylaştırılmasında çok emeği olmuştur.Daha sonra Bilecik’e göç etmiştir.

 

 

 

SALİH YALINKILIÇ: (ÇİVİ SALİH): Şimdiki caminin olduğu yerde yaşamıştır.

 

 

 

 

KAHVECİ MEHMET:Şimdiki caminin merdivenlerinin olduğu yerde yaşamıştır.Kahveci Mehmet’in oğlu Ahmet Macar Hanife’nin Osman’ı Baraka civarında vurarak öldürmüştür.

 

 

 

KAHYA AHMET:Caminin bahçesinin olduğu yerde yaşamıştır.İstanbul’a göç etmiştir.

 

 

 

 

SALİH KOCAKENAR:Evde şu anda kendisi ikamet ediyor.

 

 

 

 

DÜKKANCI RECEP: (       BAKKAL RECEP DÜNDAR DEĞİL):Bu şahısta şimdiki Salih Kocakenar’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır.Ondan Berber Ahmet’ler almış.Onlardan da Salih Kocakenar’a geçmiştir.

 

 

 

ALİ DORUK: (ALİ GILİ):Şu anda oğlu Veli Doruk ikamet ediyor.

 

 

 

 

TOPAL AHMET: (FEYZULLAH BÜLBÜL’ÜN KAYINPERDERİ): Feyzullah Bülbül’ün evinin olduğu yerde yaşamıştır.

 

 

 

FEYZULLAH BÜLBÜL: Evde şu anda ailesiyle oturuyor.

 

 

 

 

MUSTAFA KARAÇAM: (YAYA MUSTAFA): Çoluğu çocuğu olmadığından arsa kız kardeşinin kızına kalmıştır.Şu anda kayınpederi söğütçük’lü Nazir tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

ŞÜKRÜ ŞEN: (ŞÜKRÜ ONBAŞI): Ev şimdi oğlu Erdoğan Şen tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

ALİ AYDIN: (İNCE ALİ):Şimdiki şişeci Rıdvan’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır.

 

 

 

 

RIDVAN........??: (ŞİŞECİ): Evi yazlık olarak kullanıyor.Kendisi Trakya tarafında ikamet ediyor.

 

 

 

 

İSMAİL EKER: Arsa şu anda ikiye bölünmüştür.Doğu kısmında Fevzi , batı kısmında ise Remzi Eker ikamet ediyor.Remzi Eker Bilecik’e yerleştiğinden dolayı evi yazlık olarak kullanıyor.

 

 

 

BEYTULLAH PİYAN: (GÜLMEZ BEYTULLAH): Kendisi Naci Sol’un evinin olduğu yerde yaşamıştır.Daha sonra Osmaneli’ne göç etmiştir.

 

 

 

NACİ SOL: Evi hala kendisi kullanıyor.

 

 

 

 

RECEP GÜMÜŞ: (KEL İRCEP):Şimdiki İshak Pekmezci’nin evinin olduğu yerde yaşamışlardır.Hanımı Hasırcı Satfe olarak bilinir.

 

 

 

İSHAK PEKMEZCİ: Evi şuanda kendisi kullanıyor.

 

 

 

 


 

KURŞUNLU KÖYÜ CAMİİ

 

 

Eski camii şimdiki Tikveş mahallesinde Yusuf Güven’e ait olan arsada bulunan ahşap bir bina idi.Bizim eve yakın olduğundan çocuklukluğum bu camiinin bahçesi ve önlerinde geçmiştir.

 

Tahtadan alçak bir minaresi ve kontraplak tavanı hâla gözümün önündedir.Bahçesinde büyük bir armut ağacı ve epey çok akasya ağaçlaarı vardı.Bucamiinin yetersiz kalmasından dolayı şimdiki camiinin temelleri 1959-1960 yıllarında atılmıştır.Uzun bir süre bu şekilde durduktan sonra 1960’lı yılların sonuna doğru köylünün çalışması ve para yardımlarıyla hizmete açılmıştır.Emeği geçenleri minnetle anıyoruz.

 

Camimizin minaresinin yapımını rahmetli Ali Yongacı üstlenmiş ve minaremizide o yaptırmıştır.Bütün masrafları üstlenmiştir.Camimiz aşağı yukarı 45 yıldır köyümüze hizmet vermektedir.İki katlı ve betonarmedir.Oldukça büyük ve ferah bir yapı oluşu hepimize gurur verir.


 

ORTA MAHALLENİN KUZEYİ

(KÖŞE BAŞINDAN İTİBAREN)

 

ZEKERİYA ALGÜN: Ev şimdi ailesi tarafından kullanılıyor.Burası köşe başı diye tabir edilen orta mahalle ve ana yolun kesiştiği noktadır.

 

Köşe başında köyün trafo panosu ve panonun hemen dibinde Şükrü Onbaşı adına yaptırılan bir sebil çeşme bulunur.Daha önceleri bu çeşmenin bulunduğu duvarın üzerinde “Atatürk’ün büstü vardı”. Daha sonra bu büst okulun bahçesine alındı.

 

 

 

 

 

 

HÜSEYİN AYDIN: Burası daha önce Manavların arsasıydı.Daha sonra Hüseyin Aydın bu arsayı aldı ve şimdiki evi kendisi yaptırdı.Kendisi İzmit’e göç etmiştir.Evi yazlık olarak kullanıyor.

 

 

 

 

NECİP ALTINTOP: Şuanda burası boş arsa olarak duruyor.Eskiden burada bakkal dükkanı ve kahvehane vardı.Necip Aga öldükten sonra kapatıldı.Şimdi o yapıların olduğu yer yıkılmış durumda.

 

 

 

 

EŞREF ALTINTOP: (MANAVLAR):Şuanda boş arsa olarak duruyor.

 

 

 

 

RECEP ALGÜN: (KINALI KÖYLÜLER):Bu arsada şu anda ikiye bölünmüştür.Arsanın güney kısmına Hilmi Algün ev yapmıştır.Kuzey kısmı ise İbrahim Algün’e ait olup boş olarak duruyor.

 

 

 

 

 

KOCA SALİ: Şimdiki Fevzi Şahin’in evinin olduğu yerde yaşamış ve Kayabeli köyüne göç etmiştir.

 

 

 

 

FEVZİ ŞAHİN: Evde ailesi ve çocukları oturuyor.

 

 

 

 

EFRAHİM KELEK: Ev ailesi tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

 

YAVAŞ BEYTULLAH: Şimdiki Recep Dündar’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır.Daha sonra Habil Ünal ondan da Recep Dündar almıştır.

 

 

 

 

RECEP DÜNDAR: Ev şu anda ailesi tarafından kullanılmaktadır.burada hâla bakkal dükkanı ve kahvehane mevcuttur.Recep Aga yıllarca köyümüzde bakkal ve kahvehaneyi işletmiştir.Kendisi umre ziyareti sırasında vefat etmiştir.

 

 

 

 

HASAN YILDIRIM: (KIRMIZI HASAN):Şu anda oğulları tarafından iki arsa olarak kullanılıyor.

 

 

 

 

 

ZEKİ YILDIRIM: Ev eşi ve çocukları tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

 

BEKİR YILDIRIM: Ev şuanda boş olarak duruyor.Kendisi İzmit’e göç ettiğinden yazlık olarak kullanıyor.

 

 

 

 

 

APTULLAH EKER: Evi şuan kendisi kullanıyor.

 

 

 

 

DANA AHMET: Şimdiki Aptullah Öztürk’ün arsasında yaşamıştır.İstanbul’a göç ettiler.

 

 

 

 

HAŞİM BÜLBÜL: Bu şahısta Aptullah Eker’in arsasında yaşamıştır.Arsanın yarısıda Hasan Erbaş (KöseHasan)’ın idi.Daha sonra birleştirilerek Aptullah Eker’e geçmiştir.

 

 

 

 

APTULLAH ÖZTÜRK: (KEL APTULLAH): Ev şimdi oğlu Halim Öztürk tarafından kullanılıyor.

 

 

 

 

REMZİ AYDIN: (REMZİ USTA): Evi kendisi kullanıyor.

 

 

 

 

HALİL DELİORMAN: (HALİL HOCA): Ev şu anda boş olarak duruyor.Oğlu Mustafa Deliorman öğretmenlikten emekli olunca Bozüyük’e yerleşmiştir.Evi yazlık olarak kullanıyor.

 

 

 

 

SARAÇLAR.....: Bunlar şimdiki Halil Deliorman’ın evinin olduğu yerde yaşamışlardır.Daha sonra Eskişehir’e göç etmişlerdir.

 

 

 

 

MEHMET YÖNTER: (ÇERKEZ MEHMET):Şu anda boş arsa olarak duruyor.Arsa şu anda çocuk parkı yapılmış.Çocuklara güzel bi eğlence mekanı olmuştur.Kendisi İstanbul’a göç etmiştir.

 

 

 

 

HASAN DEMİRKAZIK: (KARA HASAN):Şuanda Basri Kocakenar’ın oturduğu evlerde yaşamıştır.Kendisinin çoluğu çocuğu olmadığından burası Basri Kocakenar’a kalmıştır.

 

 

 

 

BASRİ KOCAKENAR: Evi kendisi kullanıyor.

 

 

 

 

 

HAMDİ DARDAR: (TOPAL HAMDİ):Bu şahıs şu anda köy konağının olduğu yerde yaşamıştır.Ölümünden sonra burası mirasçılardan köy adına alınarak şimdiki köy konağı yapılmıştır.Oğlu Mehmet Dardar İstanbul’a göç etmiştir

 

 

 


KÖY KONAĞI

 

Rahmetli Ahmet Altan’ın          büyük çabaları sonucu çok amaçlı olarak yaptırılmıştır.Şuanda alt katı düğün salonu olarak kullanılıyor.Bahçesine yaptırılan kuruluk sayesinde hıdrellez pilavı pişirmek için ocaklar konulmuştur.Hıdrellez pilavı artık burada yapılmaktadır.

 

  Üst katı ise köy kahvesi , muhtarlık , misafirhane ve Kurşunlu Köyü Derneği olarak hizmet vermektedir.Köy konağı 1979-1981 yılları arasında yaılmıştır.Emeği geçenleri minnetle anıyoruz.

 


 

DEMİRCİ MUSTAFA: Bu şahıs şimdiki İbrahim Kadife’nin evinin olduğu yerde yaşamış ve Gölpazarı’na göç etmiştir.

 

 

 

 

İHSAN TAMGÜNEY: (SOFU):Bu şahısta İbrahim Kadife’nin arsasında yaşamıştır. Köyün ilk bakkal dükkanını açanlardandır. Abisinin öğretmen olması sebebi ile köye yerleşmiş 1928-1954 yılları arasında köyümüzde yaşamıştır. Önce Gölpazarı'na daha sonra da İstanbul’a göç etmiştir.Arsayı bu şahıstan Ahmet Çendek ondan da İbrahim Kadife almıştır.

 

 

 

İBRAHİM KADİFE: (KURU İBRAHİM):Arsa şu anda boş duruyor.Daha önce burası kahvehane ve sinema olarak kullanıldı.1970’li yıllarda köyümüzdeki sinemayı İbrahim Aga çalıştırıyordu.

 

 

 

 

HALİL ALTINTEPE: Ev şuanda ailesi tarafından kullanılıyor.Oğlu Romörkçü Halil İbrahim ile çok yakın ölmüşlerdir.

 

 

 

 

 

TOPAL HASAN: Şimdiki Halil Aga’nın evinin batı kısmında yaşamıştır.

 

 

 

 

GAVUR AHMET:Şimdiki Mustafa Tırnak’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır.

 

 

 

 

GIRGILLI İSMAİL:Şimdiki Mustafa Tırnak’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır.Daha sonra Gölpazarı’na göç etmiştir.

 

 

 

 

MAĞANLI SALİ: Bu şahısta bu arsada yaşamıştır.Mağanlı Sali Gırgıllı’ya oda Mustafa Tırnak’a satmıştır.

 

 

 

 

MUSTAFA TIRNAK: (MITİŞ):Şu anda evler boş duruyor.Kendisi Bilecik’e göç etmiştir.Yazlık olarak kullanıyor.

 

 

 

 

NADİR YILDIRIM:Evi şuanda kendisi kullanıyor.

 

 

 

 

HASAN AKÇAM: (PAŞA HASAN):Şimdiki Nadir Yıldırım’ın evinin olduğu yerde yaşamıştır.Oğlu İstanbul’a göç etmiştir.

 

 

 

 

Kaynak : İrfan DURAK ve yaşlıların anlattıkları
Düzenleme: Alper YILDIRIM                                           

 

© CopyRight By Kursunlukoyu.org 2007 

Her Hakkı Saklıdır
Sitedeki İçerikler Kaynak Gösterilse Dahi İzinsiz Alınıp Yayınlanamaz

Bu site içeriğindeki tüm materyaller, video, yazı, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses, işaret veya sair fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, kursunlukoyu.org'un yazılı izni olmadıkça kullanılamaz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz, her ne sebeple olursa olsun ticari amaçla çoğaltma ve yayma yapılamaz

 

 

Sende Gönder! Fotoğraf ya da video eklemek için tıklayın.

Yorumlar


tebrikler

 

Besevler Koyunden Oguz ailesindenim,antalyada yasiyorum.Sizleri koyunuze ve Kulturunuze bu denli sahip ciktiginiz icin gonulden tebrik ederim.Ne kadar onemli bir is yaptiginizin farkindaisniz tarih yaziyorsunuz.ellerinize saglik.
02.04.2015 tarihinde sefa Altinay tarafından yazıldı.

Köyün İsmi

 

KUŞ Damlarının gerçeği; Göl kıyısındaki ipekböceği ve hayvanlar için barınaklar.. Ermeniler yöreden gönderilince barakalar boş kalıyor.. Göl o zaman göl bildiğiniz göl..Kuyuların hemen önünden başlayıp Akgöller ve taşburnunu çevreleyen alanda büyük bir göl. 1942 hava fotoğrafı Muhtarlık Ofisinde mevcut.. Ermeniler barakaları terk edince gölde bulunan kuşlar bu barakaları yuva tutmuşlar, akabinde de Üzümlü(Bedii) Köylülerince harap haldeki barakaların keresteleri de arabalara yüklenip götürülmüş, kalan kerpiç yapılar da göle atılmıştır. Avcı barakaları ile alakası yoktur. Alanda birkaç büyük höyük ve yerleim alanı vardır. Baraka Altı/baraka üstü diye arazi tapularına bile geçen bu isim yerleşimle ilgilidir. Köyde yaşayanlar taş temelleri bilirler, baraka denilen mevkiide tarlası olanlar da net olarak bilir ki bu alan Akgöllerdedir ve eski gölün en derin yerinin kıyısında bulunan tepecik alandır. Gelelim bu ismin nereden geldiğine; 1800 yılların başında Yozgat-Kayseri yöresi Ermenileri isyan eder. İsyan bastırılır. İsyancılar tehcire (yer değiştirmeye) tabi tutulurlar.Bu tehcirde Bilecik'e (Ertuğrul Vilayeti) sürgün edilen Ermeniler, birbirleri ile irtibat kuramamaları amacıyla,birbirinden uzak ve sapa yerlere yerleştirilirler. Yerleştikleri yerler, Gölpazarı İlçesi'nin Göldağı Köyü, Türkmen Köyü ve Muratca Köyüdür. Türkmen Köyü'ne gelen Ermeniler 500 haneye yakındır ve bu gelenlerin büyük bir kısmı sanatkardır.Köy bir süre sonra ticaret merkezi haline gelir. Bu Köylerde haftada bir gün Pazar kurulmaya başlanır. Ermeniler kalabalıktırlar ve sanatkardırlar. Osmanlı’nın son dönemlerine doğru Türkmen köyünde yerleşik bulunan Ermenilerin gelip bu dut bahçeleri civarındaki ormandan ağaç kesmeleri sonucu Göldağı Ermenileri silahlanarak kendi arazilerinden ağaç kesen Türkmenli Ermenilere ateş açmışlar ve yaşanan bu silahlı çatışma nedeniyle bu bölgenin adına da kurşunlu denmesi doğaldır. Sonuçta bu durum haritalara da geçmiş olabilir. Murat Erken'nin bahsettiği konu akla en uygun olanı.
25.09.2014 tarihinde scetinkaya tarafından yazıldı.

Köyün İsmi

 

Ben Kurşunlu'da doğan, tüm büyükleri orada yaşayan, mezarları orada olan, babası da köyün öğretmenlerinden Nazif ÖZTÜRK'ün oğluyum. Köyün ismi ile ilgili olarak Babamın yorumunu ki bir belgeye dayandığını ifade ediyor- "O HOCA ATMIŞ KAFADAN" diyerek yorumlamak çok hatalı ve biraz da nezaket dışı. En azından hitap şekli biraz da terbiye dışı. Bilmem bu muhterem "kuş damlarının" ne olduğunu biliyor mu? Kendisi bir hayli ahkam kesip bizleri bilgilendirmiş ama konudan başka taraflara uçup gitmiş. Köyün adı konusunda herkes bir yorumda bulunuyor. Gerçeği, nereden geldiği belli değil. Kuş damları, göl, körfez deniz kenarı gibi özellikle sığ olan yerlerde ördek v.b. su kuşlarını avlamak üzere avcıların içine girerek saklandıkları ve buradan da tüfekle kuş avladıkları kulübeciklerdir. Yakın zamanlara kadar İzmit Körfezi'nin en doğu ucunda ( oraları doldurulmuş olduğundan hiç bir şey kalmamaıştır) bu türden kulübeleri yarı bataklık olan kısımda görmek mümkün idi. Yani kısaca, söz konusu kulübelerden av nedeniyle atılan kurşun, mermi veya saçma benzeri şeyler nedeniyle köye Kurşunlu isminin verilmiş olması da akla pek uzak düşmüyor. Bunlar sadece bir yorumdur. Katıla katılır katılmayan da kendi fikirlerini ifade eder. Tabii ki nezaket dairesinde. Tüm büyüklerime, arkadaşlarıma ve küçüklerime saygı ve sevgilerimi sunarım. (E) Dz. Kur. Alb. ve Avukat Fethi ÖZTÜRK
22.05.2014 tarihinde FETHİ ÖZTÜRK tarafından yazıldı.

Kurşunlu köyünün ismi

 

Kurşunlu köyünün ismi ile ilgili tarihçeyi okudum. Gölpazarı ve kurutulan göl ile ilgili yaptığım araştırmada, 1800 lü yılların sonları, 1900' lü yılların başlarında yapılan haritalar incelendiğinde daha Kurşunlu köyü haritalarda yok iken Kurşunlu kayası ismine rastlıyoruz. Dolayısı ile köy isminin eteklerine kurulduğu kayadan alma olasılığı çok yüksek.
28.01.2014 tarihinde Murat Erken tarafından yazıldı.

MERHABA

 

BULGARISTANDAN DUSTUBAK KOYUNDEN SELAMLAR
30.01.2012 tarihinde Bulent Mustafov tarafından yazıldı.

İyi Akşamlar

 

Ben bursa iznik çicekli köyünde ikamet ediyorum mesleğim zeytinçilik yapıyorum\ayrıça köyünüze çok gelip gittim beni çoğunuz tanırsınız.kahveçi halit abi veçocukları beni tanırlar.ayrıca çorap işi yapan bir abi gelir evim de misafir ederim.köyünüz çokçok güzel.şimdi kendi köyümde korçuluk yapıyorum.yani çicekli köyünde.fazla söze gerek yok tüm tanıdıklarıma çok çok selamlarımı sunarım işinizde bol kazançlar sunarım hepinize kolay gelsin iyi akşamlar. Ad Soyad: behcet sarı E-posta Adresi: behcet-sar@hotmail.com Telefon: 05417422129
30.01.2012 tarihinde behçet sar tarafından yazıldı.

İsim Benzerliği

 

Aşağıda yapmış olduğum yorumun sahibi olarak aynı isimde 1907 doğumlu Mustafa Öztürk Belirtilmiştir. Ben Mustafa Öztürk 1954 doğumlu ,1964 senesine kadar Gölpazarında yaşayan ve orada gazi Mihal İlk Okulunda Abdullah Emir Hocanın talebesiyim 1964 de Gölpazarından ayrıldık.Anlattığım Su değirmeninide Kurşunluya kuran babam Hasan Öztürk tür.Namı diğer Hasan Usta. Sealamlar..
16.01.2012 tarihinde Mustafa Öztürk tarafından yazıldı.

Kuş Damları

 

Kuş damlarından dolayı köye öle isim verilmişseydi "kuşdamı" - "kuşlardamı" kuşini" olmaz mıydı? O hoca atmış kafadan .. papazlarda Kurşunlu ortodoks Manastırı vardı . Ortodoks manastrı olduğu için de kurşun ikonlar vardır.Manastırın bu denli uzak ve yüksekte yapılmış olmasının amacının, ikonaperestlerin (ikona : put) ve dinsizlerin saldırılarına karşı savunma ve eğitim olduğu kesin olarak bilinmektedir. Manastırda; yemekhane, kiler, mutfak, keşiş odaları, revir (sağlık ocağı), şapel (küçük kilise), Nekropol (mezarlık), manastır surları, sur mahnesi ve savunma odaları gibi bölümler mevcuttur.Balık, horoz ve üzüm başlıca dinsel simgelerdir. 8. Yüzyılda, yoğun Hristyan göçü sonucu Anadolu'nun birçok yöresinde böyle yapılar yapılmıştır. Orası o yıllarda göl kenarında yüksekte papazlar mevkiinde bir kilise yapısıyla muhteşem görünümlü bir sağlık evi yapısıydı. İncirli köyünde nekropol yok muydu? Vardı. O halde kuş damı kuşlar hikayesi safsatadır.
05.01.2012 tarihinde Misafir tarafından yazıldı.

Su Değirmeni

 

Kurşunlu Köyüne 50 lili yılların sonunda yapılan Su değirmenini hatırlayanınız varmı. Değirmeni Kuran Ustanın ismini biliyormusunuz. Ben O ustanın Oğluyum ,Hasan Usta derlerdi Gölpazarından.. Zannediyorum ben beş yaşındaydım hayal mayal hatırlıyorum. Birde hatırladığım değirmen sahibinin bir düğünü olabilir, Silahla bir ağır yaralama kazası olmuştu..Köyünüz Çok güzel Çocukluğum Gölpazarında geçti,İlk okul 4 .sınıfatan sonra ayrıldık oradan. Öğretmenim Abdullah Emir idi... İki sene önce yolum düştü havası çok güzel, Almanyadan kesin dönüş yapmış olan Hilmi Algün 'e misafir oldum. Kurşunluya Selamlar..M.Öztürk
06.07.2011 tarihinde Mustafa Öztürk tarafından yazıldı.

düzeltme

 

İsmim ahmet tarihçenizde 2.bölümde gecen sakallı ahmetin torunuyum, yalnız isim sakallı ahmet değil sakallı mehmettir. Ayrıca sizden isteğim sakallı ahmet veyahut sakallı mehmet hakkında elinizde bir bilgi varsa benle paylaşırsanız sevinirim.
12.09.2010 tarihinde astsubay tarafından yazıldı.

Bu içerik bugün 1 kez, toplam da 12135 kez okundu.