Yazarlarımız
Tüm Yazılar

Üyelik


Kimler Sitede
Şu anda 1 konuk çevrimiçi,
Sayaç Bugün
Bugün Gelen Ziyaretçi:
0
Sayaç Bugün
Bugünkü Sayfa Gösterimi :
0
Sayaç Bugün
Dün Gelen Ziyaretçi:
21
Sayaç Bugün
Dünkü Sayfa Gösterimi:
54
Sayaç Bugün
Toplam Gelen Ziyaretçi:
1421388
Sayaç Bugün
Toplam Sayfa Gösterimi:
12541890

En Çok Okunan Yazılar
"2019 Yılı Hıdırellez ve Derneğimiz" konulu 1nci Toplantı Eskişehir'de yapıldı.

En Yeni Yazılar






Atatürk ve Türkiye
Anasayfa
Fotoğraf ve Videolar
Künye
İletişim

Vefat ve Başsağlığı - Mustafa KELEKÇİ

Köyümüz eşrafından, Mustafa KELEKÇİ geçirdiği rahatsızlık sonucu 06 Eylül 2011 Salı günü aramızdan ayrılmıştır.

Eklenme Tarihi: 9.6.2011

Köyümüz eşrafından,  Mustafa KELEKÇİ geçirdiği rahatsızlık sonucu  06 Eylül 2011 Salı günü aramızdan ayrılmıştır. Merhum, ikindi namazını müteakip köyümüz mezarlığına defnedilmiştir. Merhuma Cenab-ı Allahtan rahmet, acılı ailesine sabır diliyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

"İnsan ne kadar ölümden korunmaya çalışsada kaçış yoktur"

Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir, son derece sağlam kaleler içinde de bulunsanız yine kurtulamazsınız. Onlara bir iyilik erişirse "Bu, Allahtandır" derler, bir kötülüğe uğrarlarsa, "Bu, senin yüzündendir." derler. Ey Muhammed! De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar? (NİSA/78)

 

Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır. (LOKMAN/34)

 

De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir. (CUM'A/8)

 

De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız." (AHZAB/16)

 

 

© CopyRight By Kursunlukoyu.org 2011

Her Hakkı Saklıdır
Sitedeki İçerikler Kaynak Gösterilse Dahi İzinsiz Alınıp Yayınlanamaz.

Bu site içeriğindeki tüm materyaller, video, yazı, görüntü, doküman, fotoğraf, resim, ses, işaret veya sair fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, kursunlukoyu.org'un yazılı izni olmadıkça kullanılamaz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz, her ne sebeple olursa olsun ticari amaçla çoğaltma ve yayma yapılamaz

Sende Gönder! Fotoğraf ya da video eklemek için tıklayın.

Yorumlar


Sigara Kaynaklı Kanser Bir Can Daha Aldı

 

Hep gündemde olan ya Trafik Canavarı Can aldı; Ya da Çıkan çatışma sonucu şu kadar askerimiz şehid oldu, haberleridir. Oysa Kanser illetinden her gün 100 insanımız can veriyor. SİGARA denen illet Kanser Canavarını besliyor ve can almaya devam ediyor. Sigara, akciğer kanserinden % 90'ından sorumludur. Terörden yılda 2-3 bin, trafik kazalarından 6-7 bin, sigaraya bağlı hastalıklardan ise yılda 35 bin (günde 100 kişi ) hayatını kaybetmektedir. günde 15 sigara içen 30 yaşındaki bir insanın normal ömrü, 5 yıl kısalmaktadır. Kendisi bu tehlikenin farkındaydı ve sigarayı da 2 yıl önce tamamen bırakmıştı. İnşallah bu sigara kaynaklı son ölüm olur. Allah gani gani rahmet eylesin çok yardımsever ilkeli ve dürüst bir insanımızı kaybettik. Mekanı cennet olsun. Allah nur içinde yatırsın. Oğuz Güven
18.09.2011 tarihinde yonetici tarafından yazıldı.

Ölümü hatırlayış!..

 

- Yunus Emre lisanından-Ölüm fikri, insanın, hiç şüphesiz en temel düşünceleri arasında yer alır. Hasret, korku, pişmanlık, keder, ıstırap gibi menfî ruh hâlleri çok zaman ölüm endişesiyle birlikte anlam kazanır. Ölümün hakikatini bilen kullara göre ise ölüm bir sevincin, bir bahtiyarlığın, bir vuslat ve visalin başlangıcı; Cemal'e ve Didar'a açılan bir kapıdır... Bu kapının eşiğine varmayı arzulayan kullar, hani şu Bizim Yunus gibi erenler için duygular bir medd ü cezir halidir ki, hayat ile ölüm arasında şimşek hızıyla gelir, gider, telvine bulaşır, ha demeden hayran olur... Yunus bir yiğit adamdır ki herkes gibi ona da ölüm ezelde takdir olunmuştur ve mahlûkatın küllisi gibi o dahi fani olduğunu bilir. Dizeleri arasında sık sık söylediği gibi ölüm, sürekli hayatın başlangıcı, fanilikten ebedîliğe açılan bir kapıdır. Yaşanmaması mümkün olmayan bir serüvendir ve hayat başladığı anda ilerlemeye, tik-tak demeye başlar. "Her nefis ölümü tadacaktır" kuralına ittibaen dünya bir ulu şar, ömür de bir tez pazardan ibaret olmak zorundadır. Müminin bilmesi gerekir ki hayır-şer yazılacak, ömür ipi üzülecek ve suretler hep bozulacaktır. O halde canı verip-alanı tanımak gerekir. "Bu cân sana bâkî kalmaz, anda varan geri gelmez / Yunus, kim öldürür seni, veren alır yine canı." Efendiler Efendisi'nin sözüyle "Ölüm insana vaiz olarak yeter." Yunus diliyle de mal, mülk ne kadar çok olsa yine elden çıkar. Çünkü ölümlü dünya bir pazardır ki orada canlar satılmaktadır. Diyelim ki, "Berk yapıştın şol dünyaya, koyup gitmeyesin gibi / Karanu yalınız sinde, varıp yatmayasın gibi"; ne çare, "Günde birin gide durur, komşun sefer ede durur / Ecel bir bir yuda durur, bu dünyaya mağrur nedir". Kişi diyebiliyorsa ki, "Benim bunda kararım yok, ben bunda gitmeye geldim / Bezirgânım metâım çok, alana satmaya geldim" o halde şu prensipleri akılda tutmak zorundadır: "Ey dostunu düşman tutan, gıybet yalan söz söyleme / Bunda gammazlık eyleyen, anda yeri dar olusar". Daha da güzeli şöyledir: "Namazı kıl zikreyle, elin götür şükreyle / Öleceğin fikreyle, tur erte namazına (sabah namazına kalk)". Ölümün ilk durağı kabre çıkar. Kabir, zahirde bir tükeniş ve bir son; bâtında ise bir diriliş ve bir başlangıçtır. Bedenler, kabirde bir taş yastığa baş koyup yatmaktadır, kemikler ve etler sızlamaya başlamıştır. Sorular ve cevaplar ile bir imtihandır başlar: Rabbin kim? Kitabın hangisi? Zamanını nasıl harcadın? Evlâtların, malların vs. vs... "Soru hesap olmayısar, dünya âhiret koyana / Münker Nekir ne sorar, tek olucak cümle murâd". Artık kişi gerçekten ameli ile baş başadır; dostları, akrabaları, evlâtları onu kara toprağa koymuşlar ve âdeta kaçarcasına da başından uzaklaşmışlardır. Hoca talkını verip gitmiştir. Ölen, başını mezar tahtasına vurmuş, dünyadan göçtüğünü anlamıştır. Çok geçmeden sorular başlar. Bu sorulara samimî verilmiş cevaplar yoksa, zorlu bir fırtına koptu demektir. Yok eğer kişi sözünde doğrulardan ise bu başlangıç bir esenlik, bir huzurdur. Bu hâl kıyamete dek sürer ve "Bu şardan üç yol çıkar, biri cennet biri nâr / Birisinin arzusu maksûd didâra benzer". O günde, iyi amellere şiddetle ihtiyaç olduğu da kesindir: "Bir hastaya vardın ise, bir içim su verdin ise / Yarın anda karşı gele, Hakk şarabın içmiş gibi". Ahiret yolculuğu iki ayrı kapıya açılır. İyiler ve kötüler, amellerinin veriliş biçimine göre Sırat köprüsünden itibaren ayrılırlar. İyiler için cennet, zalimler için de cehennem yolun sonudur. Yunus değiliz ki "Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri / İsteyene ver onları bana Seni gerek Seni" diyebilelim de cennetten geçelim; ah keşke!.. Ne yazık ki biz cennete muhtacız. Bunun için namazımız, niyazımızın yetmeyeceğini de biliyoruz; çok çalışmak, çok çok çalışmak ve ölmeden evvel yine çok çalışmak zorundayız. Ve Allah'a yarayışlı güzel şeyler yapmak... Bu dahi aşk ile olur. Aşk var ise gerisi kolaydır. Çünkü "Mânâ eri bu yolda melûl olası değil / Mânâ duyan gönüller, hergiz ölesi değil"dir. Bunun adına hem dünya, hem de ahiret tasarrufu diyorlar; yoksa bedenin öleceğinden hiç endişe duyulmasın: "Âşık öldü deyu salâ verirler / Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez." İnanıyoruz ki ölüm bir güzellik, bir başlangıçtır. Dirilmek için ölmeye muhtacız. O halde mezar taşlarındaki "ah mine'l-mevt (Ah ölümden!)" ibarelerini belki "ah ile'l-mevt (Ah ölüme!)" diye değiştirtecek bir hayat gerekiyor bize. Ölümden sonrası için umudumuz, korkumuzdan öndedir elhamdülillah!.. HZ. ÖMER R.A.’DAN ÖĞÜT: Mezarlıklarda derin saygı içinde ol. Ey Gönüldaş! Bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden, bari bir gönül yıkılmasın dilinden! Hz.Mevlana
16.09.2011 tarihinde cuneytsol11 tarafından yazıldı.

anlaşılmayan nedir ?

 

-yanlışlıkla işaretleyenleri ayrı tutarak soruyorum- (!) Merhumun geride bıraktıklarına yapmış olduğum taziyeye katılmayan (ya da ) "TOPRAKTAN GELDİK -TOPRAĞA DÖNDÜRÜLECEĞİZ" sözünı beğenmeyen bir keç kişi var. Acaba o'nlar o musalla taşına yatmayacaklarını mı sanıyorlar ???
15.09.2011 tarihinde cuneytsol11 tarafından yazıldı.

Taziye

 

Kıymetli büyüğümüz Eniştemizin vefatından derin üzüntü duymaktaym.Teyzeme ve çocuklarına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun.
12.09.2011 tarihinde mustafadeliorman tarafından yazıldı.

"İNNELİLLEHİVEİNNEİLEYHİRACİUN"

 

MEVLA, MERHUM A RAHMET EYLESİN. GERİDE KALANLARA SABIR VERSİN.
07.09.2011 tarihinde cuneytsol11 tarafından yazıldı.

Bu içerik bugün 1 kez, toplam da 2697 kez okundu.